46 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.
|
|
YIGITOZGUR4462 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
nietzsche3226 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Beşiktaş3081 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
çarşı100 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
tabula rasa43 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
Scuba Diving24 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Değirmendere15 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sevgili mi deniz mi12 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
denizfeneri6 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
gece uyumayanlar7392 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
genel bir bilgi olarak bana yolladın herhalde :) atasözünün içeriği durumumuza uygun değilde :)
EN SONUNDA ÖĞRENDİM
En sonunda öğrendim galiba ya da kafama vura vura zorla öğrettiler...
Neyi mi ? Aklımı kullanmayı...
İyice tanımadan hiç bir insana bağlanmamayı...
Beni takmayanı takmamayı...
Verdiğim değeri hak etmeyen insanları silmeyi...
Arkama dönüp bakmamayı...
İnsanları değiştiremeyeceğimi (özellikle yalancıları)
İnsanların dolduruşuna gelmemeyi...Çamura taş atmamayı (mutlaka üstünüze sıçrıyor)
Hiç kimse için kendime saygımı yitirecek bir şey yapmamayı...
Gözyaşlarımın değerini bilmeyi ve onları değmeyecek şeyler için harcamamayı...
Bir çift tatlı söze kanmamayı...
Ben izin vermeden kimsenin beni üzemeyeceğini...
Kendimin her şeyden önemli olduğunu ÖĞRENDİM!
Seni Kaybettim ama Kendimi Kazandım....
...
çekeklerde ki tekneler bana hep hüzünlü gelir her nedense . ama bu çok güzel bir resim teşekkürler.
Bacakları mahçup birbirine dolanmış
Denizden yeni mi çıkmıştı, neydi;
Saçları, dudakları
Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi.
Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir.
Denizle boğaz boğaza geçen hayatı şiir gibiydi
........................................................................
Bir tane deniz kızı getirse Poseidon hiç fena olmaz..
Bana bağışlasa
nasıl kalbimi esir ettiyse o denize, bir an önce kollarına atılmam için elinden geleni yapsın artık...
ufak bir hediye...
nedense küçük şeylerin insanları mutlu ettiğine inanıyorum...
...
hüzünlü. filmin sonunda boş bır sokak sonbahar yapraklar dökülür ve adam uzun paltosunun yakalarını kaldırıp son bikez kızın bulundugu evın camına bakar ve arkasını dönüp yürümeye başlar ... ... the and fonda ki müzik budur . süper....
Hayat;
Bilinmeyenlerin çokluğunda,
Çengeli mazi ve müstakbele takılı,
Ve sonsuz buhranlarla yargılı,
Üç sorulu bir bulmacaymış.
Ve çözen, çözdüğü kadar varmış.
.........................Soldan sağa bir.
“Suç ve ceza”
Hayat;
Ne Dostoyevski romanına sığacak kadar küçük,
Ne kardeş kanı içen Adem’in oğlu kadar asiydi
Hayat;
Demir parmaklıklardan sızan güneş kadar asildi.
Şimdi bırakın desem tüm güneşleri,
Mavilerim üşümese, mabedinde gönlümün
Küsmese avluya mahpus sarı laleler.
Sövmese demir kapı ardından gelip geçenler.
İşte bu benim dese aynadaki yüz,
Aldırmadan ağaran saçlarına,sararan tenine
Sussam aynadaki ben konuşur mu benimle?
Okşar mı saçlarımı morarmış elleri.
Ya da ben silebilir miyim ıslanan gözlerini?
........................Soldan sağa iki;
Suçluların suçsuzlanarak paklandığı yer?
Belki cennet kadar eski, cehennem kadar gerçek
Belki su kadar ıslak belki düş kadar yalanmış hayat
.
Oysa:
Islak terliklerin aynasıdır soğuk,
Ve demirden mızraktır parmaklıklar.
Hırçın bir yarasadır gecenin koynunda “düşünce”
Ya da tırnaklanmış bir duvardır zemheride “düşünce”
Us boğuk, ısırır gölgemi asi karanlıklar
Hangi gecenin sonrası sabah,
Hangi sabahın düşünde aydınlıklar.
Suçlarım bir sancı düşürürken dilime
Açan bir gül kokusu girer mi yüreğime?
Issız bir konukluktur şu kahpe koridor,
Ömrümden ömrüme saklı kaldı anafor
Voltasına bir türkü düşer Antep’li Hasan’ın
Ağır ağır hasret kokar adımları,
Elinde ne Dostoyevski romanı,
Ne Kabil’den kalma günah
İlk figürde boynu bükük kaldı o semah.
Ne çare;
Aynı yerinde ,aynı çentik bahçedeki asmanın.
Neylersin ki
Ve her gece koynunda yeri sıcak kaldı, karabasanın.
Artık geriden bir annem
Ve ninnisidir haykıran
Ve bir gözü yaşlı çocuktur hep içimde bağıran.
......................Soldan sağa üç
-Özgürlüğün şafak vakti?-
-Hayat ve sen-
Ve dar zamanlar, dar düşünceler.
Dilim suskunken nöbetlerin seherinde,
Sana üç cümle kurdum anne,
Üç cümle, üçüde hep aynı hecede.
Şimdi;
Geriye dönsen bir bıçağın ucunda kalır kan,
Gömleğimde o pıhtı eyvahtan kalan.
Söylenesi kaç söz kaldı süpürülmüş o voltada
Tertemiz bir sabırdan gayrı,
Kehribar bir tespihin boynunda.
Oysa dedin ya
İnsanın bekçisi; Kendinin gölgesidir
Ve hayat;
Git ve gel iki adım,
Bir biri üstüne hükümran oldu kararım.
Bu gece hüzne dokunmasın beynimde gezen cüceler.
En uzun halini kuşansın varsın tümceler.
-Hayat ve sen-
Anne kim demiş;
Mapushanelere doğmaz diye güneş
Yalamaz diye demir parmaklıkları sevda.
Ağlamaz diye kırmızı tuğlalar.
Çatlamış beton, akıtan oluklar.
Sen mi dedin gardiyan.... Sen mi dedin!
Bırak beni gardiyan... Bırak beni gardiyan!
Suçuma pusu kurmadı gözlerimden doğan.
Hayat;
Bilinmeyenlerin çokluğunda,
Çengeli mazi ve müstakbele takılı,
Ve sonsuz buhranlarla yargılı,
Üç sorulu bir bulmacaymış.
Ve çözen, çözdüğü kadar varmış.
Gözlerin mi Deniz
Dalgalar vurdu kıyıya
Çırılçıplak kaldı deniz...
Gözlerin mi denizdi
Yoksa deniz mi gözlerin?
Bilmiyorum!
Deniz kızları aşkımızı fısıldardı
Sessizce yakamozlara
Ay eşlik ederdi gölgelerde
Bir sevda masalı türkü olurdu dillerde...
Şimdi yoksun....
Deniz küskün
Dalgalar ağlamakta kıyılarda...
Gözlerin mi denizdi
Yoksa deniz mi gözlerin?
Bilmiyorum!
Bir avuç deniz düştü yüreğime
Deli esen poyraz gibi
Işık ışık baktı gözlerime...
Dalgalar seni sandım
Bir senin sevdana yandım
Bir gözlerinde ağladım...
Gözlerin mi denizdi
Yoksa deniz mi gözlerin?
Bilmiyorum!
Deniz yıldızı kondu avuçlarıma
Yapayalnız bir başına...
Uzakta bir yerlerde
Elimi uzattım ufka
Şimdi orda ağıtlar yakılmakta
Sevdamıza...
Gözlerin mi denizdi
Yoksa denizmi gözlerin?
Bilmiyorum!
Asuman Üstün
Bazıları Delirmez
bazıları hiç delirmez
ben, bazen koltuğun arkasında
3-4 gün boyunca yattığım olur
orda bulurlar beni
melaikeymiş derler
sonra gırtlağımdan aşağı
şarap döküp
göğsümü ovarlar
yağ serperler üzerime
sonra kükreyerek kalkarım
atıp tutar, köpürürüm
onlara ve evrene küfreder
bahçeye kadar kovalarım
sonra kendimi çok iyi hisseder
tost ve yumurtanın başına otururum
bir şarkı mırıldanıp
aniden
pembe besili bir balina gibi
sevimli olurum
bazıları hiç delirmez
ne korkunç hayat sürüyorlardır
allah bilir
charles bukowski
yaa nasıl anlatsam bu aşk ateşi nasıl bir şey sormak istiyorum herkeze ama herkeze zıt kuvvetler neden beraber olur daimaa .....
ben sana nasıl anlatayım be güzelim şimdi?
ben sana nasıl anlatayım be güzelim şimdi
her vuruşta sandalın yanağına
dalgaların çıkarttığı sesi gece boyu
ay ışığının çalkantısında
misinanın ucuna bağlamayı umudu
tüp lambasının denizi yeşile boyayan aydınlığını
iyot kokusunu
tuz sızısını
yakamoz parıltısını
ben sana nasıl anlatayım be güzelim
zargananın kırıtarak suyun sırtında gezintisini
yem oluşunu yemlenmeye gelen istavritin
livarın toplama kampına benzediğini
uzak tarlalarda yakılan anızın sıcaklığını
karanlıkta giden gemilerin yönünü bulmayı
olta lüferinin ağ lüferinden farkını
nasıl anlatayım ben sana güzelim be şimdi
küçük ayının büyük ayıdan korkmadığını
kutup yıldızının hiç üşümediğini kuzeyde
bulutların içip içip kendi aralarında kavga ettiklerini
martıların yüzlerini niçin rüzgâra döndüğünü
şimdi ben sana nasıl anlatayım be güzelim
deniz kestanesinin dikenini çıkartmanın usulünü
oturmuş bütün gün web sayfası çeviriyorsun
sizin internet sitesinin bekçisi
versen sigarayı bayram etmez
bizim yazlık sitenin bekçisi Hüseyin gibi
Uğur Koçlu
çok güzel bir şiir tşk ederim . ama bu şiiri denizci olmayan bir kız'a yollanırsa daha anlamlı olur ;)
DENİZ HUMMASI
Gene denizlere dönmeliyim, ıssız denize, semaya
Bütün istediğim bir gemi ve yolunu gösteren yıldız
Çark vursun, rüzgar söylesin, beyaz yelkenler çarpsın havaya
Ve denizde sisli bir fecir, bir fecir istediğim yalnız
Gene denizlere dömeliyim, dalgaların çağrışına
Öyle hoyrat, öyle saf bir çağrış ki karşı durulmaz buna
Bütün istediğim rüzgarlı bir gün, bulutların yarışı
Savrulan köpükler, serpintiler, martıların haykırışı
Gene denizlere dönmeliyim, serserilik hayatına
Martılarla, balinalarla o keskin rüzgarlı yollarda
Bütün istediğim yolculuğun sonunda bıkıncaya dek
Uyumak, rüya görmek ve bir gemici masalı dinlemek
JOHN MASEFIELD
Çeviri: Melih Cevdet Anday
gücün butun yollarından geçtim. kalabalıkta bir yüz olmayı seçtim. benim için yaşamak budur, bir işe yaradığını bilmek, fotoğrafta görünmemek. (sezen aksu)
ben varım. sen bi arkadaşa bakıp çıkacaktın galiba ama gördüğün gibi çok kalabalık değil burası.
kendi kendime bişey söylemiş olmuyormuyum bu durumda sana öneride bulunayım ozaman sen site içinde biraz daha dolan bişey diyebileceğin birileri mutlaka vardır. zorlanmazsın bukadar.
ben ısrarla sana demek istiyorum fekat doğru kelimeleri kullanmadan gitmek istemiyorum.. biraz zamanın var mı?
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor Hugo
Demedim mi?
Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?
Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?
Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?
Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?
Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?
Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?
Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?
Söyle, bunları sana hep demedim mi?
Mevlana Celaleddin Rumi
mağarana geri dön iğrenç drow güzellik kişiden kişye değişir o gözlerini oyar koleksiyonuma katarım yanlız dur gitme drow lar öle kolay bulunmuyo dur bi göz alayım önce
bir drow a özelliklede drizzt e sarf edilmemesi gereken cümleler dikkatli ol almasın aklını sonra...
ancak birbirinizi öldürürsünüz sizi leş drowlar aranızdan bi kaçı çıkar dışarıya onunda değeri artar yoksa hepsi aynı